Oxford Üniversitesi’nde bilim adamları gelecekte organların
oluşturulması için kullanılacak insan kök hücrelerini 3D yazıcı ile
üretmeyi başardı.
Doç. Dr. @ Manisa Celal Bayar University
Bilgisayar Müh. (Lisans) @ İTÜ
Elektrik Elektronik Müh. (Yüksek Lisans) @ DPÜ
Bilgisayar Müh. (Doktora) @ DEU
YBS (Doçent) @ ÜAK
PostDoc @ UWaterloo.ca
https://linktr.ee/omer.aydin
4 Nisan 2014 Cuma
Türk Bilim Adamlarından Yüksek Performanslı Kamera Sistemi
Türkiye’de ilk kez Bilkent
Üniversitesi ve Gazi Üniversitesinin ortak çalışmasıyla geliştirilen hem
gündüz hem de gece çalışabilen hassas kamera teknolojisi tanıtıldı.
Geleneksel termal kameralardan hem çözünürlük hem de çalışma
sıcaklığı açısından çok daha yüksek performans veren kameralar, askeri
ve medikal uygulamalarda kullanılacak. Hem malzemesi hem de
nanoteknoloji temelli üretim teknolojisi tamamen milli olarak
geliştirilen kameralar, geceleri atmosferden yayılan ancak gözle
görünmeyen ışıkları kullanarak görüntü alıyor ve en karanlık gecelerde
bile çalışabiliyor.
InGaAs temelli yüksek performanslı kameralar Bilkent Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezi ile (NANOTAM) ve Gazi Üniversitesi Fotonik Araştırmalar Merkezi (FOTON) ortaklığında yürütüldü ve Kalkınma Bakanlığı tarafından desteklenen projeler sonucunda geliştirildi.
Bilkent Üniversitesi NANOTAM Başkanı Prof. Dr. Ekmel Özbay, ”Nanoteknoloji temelli sensörlere sahip kameralarla, geleneksel termal kameralardan 100 kat daha iyi görüntü elde edilebildiğini kaydetti.
Kaynak : http://teknolojikgelismeler.net
InGaAs temelli yüksek performanslı kameralar Bilkent Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezi ile (NANOTAM) ve Gazi Üniversitesi Fotonik Araştırmalar Merkezi (FOTON) ortaklığında yürütüldü ve Kalkınma Bakanlığı tarafından desteklenen projeler sonucunda geliştirildi.
Bilkent Üniversitesi NANOTAM Başkanı Prof. Dr. Ekmel Özbay, ”Nanoteknoloji temelli sensörlere sahip kameralarla, geleneksel termal kameralardan 100 kat daha iyi görüntü elde edilebildiğini kaydetti.
Kaynak : http://teknolojikgelismeler.net
Dünya’nın En Güçlü Terahertz Lazer Çipi
Leeds Üniversitesinden araştırmacılar
dünyanın en güçlü terahertz lazer çipini üretmeyi başardılar. Üretilen
lazer çipi, bir quantum terahertz lazerden 1 Watt daha fazla çıkış
gücüne sahip
Terahertz dalgaları, elektromanyetik
spektrumun mikrodalga ile kızılötesi bölgenin arasına denk gelen bir
aralıkta bulunan yaklaşık kâğıt kalınlığı boyutlarında dalga boyuna
sahip ışınımlara verilen addır. Bu ışınımlar görünür ışık engellemek;
kimyasal analiz, güvenlik taraması, tıbbi görüntüleme ve
telekomünikasyon dahil olmak üzere geniş bir alanda kullanılan ürünlerin
malzemelerinde kullanılabilmektedir.
Yaygın olarak eczacılık ürünleri gibi
olarak kullanılan ürünleri izleme, açılmamış kutular içinde patlayıcı
kimyasalların tespiti ve uzaktan algılama ve insan vücudunda kanserin
algılanması gibi alanlarda kullanılmaktadır.
Çalışmanın yöneticilerinden Prof. Edmund
Linfield; daha güçlü terahertz lazer yapmanın önemli olduğunu fakat
düşük maliyetli ve portatif terahertz lazerlerin geliştirilmesi önemli
olduğunu ve bunun sağlanması halinde bu teknolojinin birçok alanda da
daha kullanılabilir hale gelebileceğini söyledi. Çalışmada üretilen
terahertz lazer birkaç milimetrekare boyutunda.
Kaynak: Engineering and Physical Sciences Research Council (EPSRC)
28 Mart 2014 Cuma
Veri transferinde akıl almaz hız rekoru
Tek bir lazerle gönderilebilen veride rekor kırıldı. Almanya’nın Karlsruhe Teknoloji Enstitüsü’nde gerçekleştirilen deney sonucunda tek bir lazerle saniyede 26 terabit veri hızına ulaşıldı. Bu şekilde Wikipedia’nın içerisindeki tüm bilgiler yalnızca birkaç saniye içerisinde başka bir yere aktarılabildi.
BBC News’un haberine göre, araştırmacılar renklerin değişik dalga boylarını kullandılar. Kendi veri dalgalarını barındıran bu renklerin arasında kısa sinyaller halinde lazerler gönderildi. Araştırmanın başındaki isim Profesör Wolfgang Freude şunları söylüyor; “Önceki deneylerdeki sorunlar tek bir lazer kullanmamalarından kaynaklanıyordu. 370 lazer gibi bir şey kullanıyorlardı ve bu da çok pahalıydı. 370 lazeri hayal ederseniz, çok fazla güç tüketirler.”
Ayrıca deney için 50 km’lik fiber optiğin kullanıldığını da ekleyelim.
Kaynak : Teknolojik Blog
DLNA (Digital Living Network Alliance) Nedir ?
DLNA (Digital Living Network Alliance) dijital cihazların birbirleri ile iletişim kurmasını sağlamak amacıyla geliştirilen bir teknoloji. Bu sayede odamızda cep telefonuyla bilgisayarımızdaki müzikleri dinleyebilir videoları izleyebiliriz. Aynı şekilde televizyon yayının bilgisayarımızdan rahatça izleyebilir tam tersi olarak da bilgisayarımızdaki bir filmi televizyondan izleyebiliyoruz.
2003 yılında kurulan Oregon Amerika merkezli bir firma olan DLNA yaşamımızda bize yardımcı olan tüm elektronik cihazların birbiriyle uyum içerisinde çalışmasına yardımcı olmak amaçlı bir yazılım üretti. Bu yazılım sayesinde günlük yaşantımızda bizlere yardımcı olan Bilgisayar, Cep Telefonu, Fotoğraf Makinesi, LCD TV, MP3 Player, Taşınabilir Disk (External HDD) ve bilimum elektronik cihazların birbirine bağlanıp içerikleri (video, müzik ve dijital fotoğraları) paylaşabiliyor.
DLNA teknolojisini destekleyen firmalar da oldukça fazla. Bunlarda bazıları Philips, Samsung, Matsushita, Hewlett-Packard, Sony, Microsoft, Intel, Nokia ve Vestel olarak sıralanıyor. Vestel’in de bu teknolojiye yatırım yapıyor olması Türkiye teknolojisi açısından gurur verici.
Öncelikle bu teknolojiyi kullanabilmeniz için belirli ekipmanlara sahip olmanız gerekiyor. Örneğin ;
- Videolarınızı Bilgisayar üzerinden yayınlamak için Digital Media Server (DMS) sertifikalı bir program (Windows Media Player 12 sahip durumda) ve bilgisayara;
- Bu yayını izleyebilmek için Digital Media Player (DMP) sertifikalı bir ekrana ya da televizyona
- Fotoğraf makinesiyle çektiğiniz fotoğrafları televizyonda izlemek için Fotoğraf Makinası’nın Digital Media Controller (DMC) sertifikasına
- Televizyonun da Digital Media Renderer (DMR) sertifikasına sahip olması gerekiyor.
Cihazlar arası DLNA yolu ile haberleşme yapmak için cihazların marka benzerlikleri olma zorunluluğu da bulunmuyor. Sony bir Notebook ile Toshiba marka bir LCD TV’yi birbirine sorunsuzca bağlamak mümkün. Ortak bir sertifika düzenine ve çalışma mimarisine sahipler. Tek gereklilik cihazların aynı ağ üzerinde bulunması şartı.Bu tarz mimarinin ilk temelleri 2005 yılında JVC, Mitsubishi, Samsung, NBC Universal ve Sun firmaları tarafından HANA adı ile atıldı. HANA (High-Definition Audio-Video Network Alliance) DLNA’in ilk olarak 2004 Temmuz’da üretilmeye çalışılmasına rağmen bu konuda en aktif adımlar 2005 yılında yukarıda belirtilen şirketler tarafından atıldı. Daha sonra DLNA firması 2006 yılı ilk çeyreğinde konu ile ilgili olarak ilk kullanım detaylarını açıkladı. 2009 Ağustos ayında DLNA; 5500 farklı cihaz tarafından desteklenen ve 200 milyonun üzerinde kullanıcıya ulaştırılmış bir hizmet haline geldi.Günümüzde her cihaz (ethernet ve Wi-Fi desteği olan) DLNA kullanabilir. Hizmetin aktif kullanılması gereken tek şey DLNA’den alınacak sertifika ve internetten indirilerek yüklenilecek sunucu (server) programıdır.
Daha Detaylı Bilgi ve Sertifikasyon için : www.dlna.org
DLNA destekleyen cihazların listesi için: en.wikipedia.org/wiki/DLNA
Kaynak : Teknolojik Blog
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)